
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam etti.
İlginizi Çekebilir Firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun çalışanı olan tutuklu sanık Ahmet Güldü savunmasında, ilgili şirkette 10 yıl çalıştığını, ofis boy olarak görev yaptığını belirtti.
Şirkette fatura yatırdığını, bankalara gittiğini ve bunları kendi inisiyatifiyle değil, görevi gereği yaptığını kaydeden Güldü, "Bu işleri talimatla yapardım, yaptığım işe göre aldığım talimatlar değişirdi. Bu görevleri müdürlerden alırdım." dedi.
Görevinin kendisine verilen idari işleri yerine getirmek olduğunu savunan Güldü, iddianamede yer alan Cebeci Maden Sahası'yla ilgili bir görevinin olmadığını, hafriyat işinden de anlamadığını öne sürdü.
Güldü, şirketten aldığı vekaletnameyle görevi gereği çalıştığını savunarak, "Savcılığa parayı nasıl çektiğimi, nereye yatırdığımı detaylı şekilde anlattım. Eski patronum Murat Gülibrahimoğlu ile yurt dışına çıkmadan önce görüştüğümü de söyledim. Murat Bey'in çektiğim paraları ne amaçla kullandığını da bilmiyorum. Para çekme işinin benim için getir götür işlerinden farkı yoktu. Çektiğim ve yatırdığım paraların toplam tutarını bilmem mümkün değildir." beyanında bulundu.
Gülibrahimoğlu ile arasında işveren ve işçi ilişkisinin bulunduğunu aktaran Güldü, çalışan olduğunu, Gülibrahimoğlu'nun da örgüt üyesi olduğunu fark etmesinin mümkün olmadığını öne sürdü.
Söz verilen tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu da duruşmaların dönem dönem hızlı aktığını, tutukluluk inceleme sonrasında bir takım gerginliklerin yaşandığını, bu durumun da duruşmayı sekteye uğrattığını söyledi.
İnsanların sadece beyanla tutuklandığını, Güldü'nün getir götür yapan bir kişi olduğu için anlatacak bir şeyi olamayacağını öne süren İmamoğlu, "Ahmet Güldü, örgütten haberdar mısın? Beni tanır mısın?" diye sordu. Sanık Güldü ise "Değilim, sadece televizyonlardan tanıyorum." dedi. Bunun üzerine İmamoğlu, "Bu durumu sizin vicdanınıza bırakıyorum." ifadesini kullandı.
Daha sonra duruşmada Güldü'nün avukatları savunma yaptı.
Gaziantep ve Şanlıurfa'daki afetten etkilenenlerle ilgili Bakan Göktaş'tan açıklama
"HAKKIMDAKİ İDDİALARIN TAMAMI MURAT GÜLİBRAHİMOĞLU İLE TANIŞIKLIĞIMLA İLGİLİDİR"
Tutuklu sanıklardan Hakan Karanis, kimlik tespitinde emekli esnaf olduğunu belirterek, Ekrem İmamoğlu ile çocukluk arkadaşı olduklarını, 1998 yılında İstanbul'a geldiğini anlattı.
Karanis, 2002 yılına kadar İmamoğlu İnşaat Şirketi'nde çalıştığını, sonrasında inşaat sektörünün kendisine göre olmadığını anladığını belirterek, "Baba mesleğim olan tekstil işi daha cazipti. 2002'de İmamoğlu'nun desteğiyle Kuzey Sanayi Tekstil Şirketi'ni, 2006'da Eva Tekstil'i kurdum. Daha sonra Ali Köksal'ın şirketinde pazarlama müdürü olarak çalıştım, o ölünce oğlu Hüseyin Köksal ile çalıştım." beyanında bulundu.
İmamoğlu ile Trabzon'da başlayan arkadaşlıklarını İstanbul'da da sürdürdüklerini kaydeden Karanis, "Ekrem Bey sizin nezdinizde şüpheli, buradaki insanlar için İBB Başkanı, cumhurbaşkanı adayı bile olabilir ama benim için her zaman arkadaştır." ifadesini kullandı.
Karanis, kendisinden İBB'de iş bulması için yardım isteyen çok sayıda kişi olduğunu, inandığı insanlar için bu taleplerle ilgilendiğini, ancak çok da başarılı olamadığını belirtti.
İBB'de hiçbir görevi olmadığını savunan Karanis, "Hakkımdaki iddiaların tamamı Murat Gülibrahimoğlu ile tanışıklığımla ilgilidir. Sosyal çevre gereği 2021 yılı Haziran ayında tanıştık. Benden 6-7 yaş küçük biridir. Gülibrahimoğlu ile birlikte 2022'de turistik amaçlı Kiev'e gittik. Oradan Belgrad'a gittik, sonra da beraber İstanbul'a döndük. Gülibrahimoğlu inşaat işleri yapardı. Kemerburgaz'da benzinliği vardı. Yurt dışı gezilerimde bana bazı siparişleri olurdu. Ya da Trabzon'a gittiğinde sipariş verirdi. Bu siparişlerini dönüşlerimde benzinliğine bırakırdım." diye konuştu.
Karanis, Gülibrahimoğlu ile arasındaki milyonlarca liralık para alışverişinin arkadaşlık ve güven ilişkilerinden kaynaklandığını öne sürdü.
İddianamede, Gülibrahimoğlu ile birlikte hareket ettiği öne sürülen tutuklu sanık iş insanı Hasan Tahsin Sönmez de 3 şirketi olduğunu söyledi.
Sönmez, Şükrü Kaynar adlı tanığın, Cebeci bölgesinde Murat Gülibrahimoğlu'nun sahte fatura işi yaptığını, kendisine ait bir şirketin de bu işin içinde olduğunu iddia etmesi nedeniyle tutuklandığını ifade etti.
Tanığın bahsettiği firmanın kuzeni Tugay Tokdemir'e ait olduğunu ve onun da bu yalan beyan üzerine tutuklandığını savunan Sönmez, bu tanığı tanımadığını öne sürdü.
Sönmez, şirketlerine yönelik yapılan incelemelerde herhangi bir olumsuzluk tespit edilmediğini belirtti.
Çapraz sorgusunda bir avukatın sorusunu yanıtlayan Sönmez, Gülibrahimoğlu'nu Cebeci Mahallesi'nde defalarca gördüğünü, kimseyi zorla yerinden etmediğini, insanlarla uzlaşarak iş yaptığını savundu.
Tutuklu sanık Turgay Tokdemir ise Sönmez Su İnşaat firmasının sahibi olduğunu, hakkında sahte fatura düzenleme suçlaması bulunduğunu söyledi.
Tanımadığı bir kişinin hakkındaki beyanları üzerinde tutuklandığını öne süren Tokdemir, "3 senedir şirketimi inceleyen vergi memurlarının sahte fatura düzenleme gibi bir tespiti yoktur. Bu kişinin iddiasının kaynağı nedir bilmiyorum. Suçsuz yere bir senedir tutuklu yatmaktayım. Tahliyemi istiyorum." savunmasını yaptı.
Duruşma yarın tutuklu sanıkların savunmalarıyla devam edecek.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada Başbakanı Kıdemli Danışmanı Morrison ile görüştü