Mithat Yurdakul - Yenilenebilir enerji stratejisinde önemli yer tutması beklenen deniz üstü (offshore) rüzgâr santralleri için yatırım başlıyor. Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarındaki 4 bölgenin aday alan olarak belirlenmesinin ardından Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) yarışmaları için de şartname süreci başladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye’nin ilk büyük ölçekli deniz üstü rüzgâr enerjisi yatırımı için YEKA ve bağlantı kapasitesi şartname taslağını duyurdu. Buna göre, 1 gigavatlık deniz üstü rüzgâr bağlantı kapasitesi ile ilgili kullanım hakkı 49 yıl, santrallerin inşaat süresi, lisansın alındığı tarihten itibaren azami 3 yıl olacak.
Deniz üstü YEKA yarışmalarında elektrik alımı tavan fiyatı 11 sent (dolar) / kilovatsaat, taban fiyat ise 7 sent (dolar) / kilovatsaat olacak. Santral yatırımında yüzde 25 oranında yerlilik zorunlu tutulacak. Şartname kapsamında toplam 1000 megavatlık deniz üstü rüzgâr enerjisi santraline ilişkin bağlantı kapasitesinin tahsisi için yarışma düzenlenmesi planlanıyor. Rönesans Holding deniz üstü rüzgâr enerjisi ihaleleri ile ilgilendiğini açıklamıştı. Vestas, Siemens Gamesa ve General Electric gibi uluslararası tedarikçilerin de, yatırımlarda teknoloji ortağı olarak yer alabileceği belirtiliyor. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr YEKA yarışması için tarihin açıklanması bekleniyor.
Türkiye'nin Dünya Kupası kabusunun psikolojik anatomisi: 'İllüzyon yaratıldı, 'gürültüler' takıma sızdı'
4 alan belirlendi
Deniz üstü offshore rüzgâr enerjisinde 3-4 yılda yoğun bir çalışma yürütülürken Hatay’dan Karadeniz ve Trakya’ya kadar toplam 19 bölge analiz edildi; korunan alanlar, balık göç yolları, uluslararası deniz ulaşım koridorları, askeri güvenlik bölgeleri ve radar sistemleri gibi birçok başlık değerlendirildi. Yapılan çalışmalar sonrasında Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarındaki toplam 4 bölge, aday alan olarak belirlendi.
Offshore rüzgâr santralleri, yüksek verimle güçlü ve kesintisiz rüzgâr akımlarından faydalanması, deniz suyunun soğutma avantajından yararlanması ile avantaj sağlıyor. Deniz üstü santral yatırımları karasal projelere göre 2.5-3 kat daha fazla maliyetli olsa da, yüzde 30 ila 50 daha fazla enerji elde ediliyor. Türkiye’nin 2035 yılına yönelik belirlenen 5 gigavatlık yatırım hedefi için toplam yatırım büyüklüğü yaklaşık 15 milyar dolar olarak hesaplanırken, yıllık 1 gigavat kurulum için 2.5-3 milyar dolarlık yatırım gerekiyor.
YKS’de hatalı soru tartışması: Kitapta Neriman sınavda Nermin
İlk santral 2030’da
Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, deniz üstü rüzgâr enerjisinde yatırım aşamasına geçildiğini belirterek, “Deniz üstü rüzgârda atılacak ilk adım, yalnızca yeni bir enerji yatırımı değil, kulelerden deniz yapılarına, limanlardan gemi hizmetlerine, mühendislikten bakım operasyonlarına kadar geniş bir ekonomik ekosistemin oluşmasını sağlayacak stratejik bir dönüşüm anlamına geliyor. Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve mühendislik kabiliyeti sayesinde yalnızca kendi projelerini geliştiren değil, bölgesel ölçekte ekipman ve hizmet sağlayan bir merkez haline gelme potansiyeli bulunuyor” dedi. TÜREB Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman da, teknik olarak Türkiye’nin deniz üstü rüzgâr potansiyelinin yaklaşık 75 gigavat olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Şartname taslağı kapsamında planlanan ilk 1 gigavatlık kapasite tahsisi, gelecekte oluşturulacak çok daha büyük bir pazarın başlangıcı niteliğinde. Takvimin öngörüldüğü şekilde ilerlemesi halinde ilk deniz üstü rüzgâr santrallerinin 2030 civarında devreye alınmasını mümkün görüyoruz. Dünya Bankası senaryolarına göre 2040’a kadar 3.5 gigavatlık bir kurulumun yaklaşık 4 milyar dolarlık ekonomik katkı ve 32 bin iş yılı yaratma potansiyeli bulunurken, 7 gigavat seviyesindeki bir gelişim senaryosunda bu katkı 16 milyar dolara ve 110 bin iş yılına kadar ulaşabiliyor.”