![]() |
Bakımın bir coğrafyası var Sinema Güncel
https://image.milimaj.com/i/milliyet...47c91eae20.jpgAfetlerin ardından ortaya çıkan hizmet boşluklarının yüzde 76’sı ücretsiz bakım emeğiyle kapanıyor. Buna karşılık küresel iklime uyum finansmanının yalnızca yüzde 4’ü afet sonrası sağlık hizmetlerine, yüzde 2’si ise eğitime ayrılıyor. Krizin ardından açığı kapatan emek, finansmanın neredeyse tamamen dışında kalıyor. Oysa bakım yalnızca krizin maliyeti değil, çözümün de parçası. UN Women ile Dünya Bankası’nın ortak politika notuna göre bakım sektöründeki ortalama bir iş, imalat sektöründeki bir işe kıyasla 26 kat daha az sera gazı üretiyor. Bakım hizmetlerine ve politikalarına ayrılacak kaynakla 2035’e kadar 300 milyona yakın insan onuruna yakışır iş yaratılabileceği, bu işlerin çoğunluğundan kadınların yararlanacağı öngörülüyor. Çocuk bakımı politikalarındaki boşlukların kapatılması için harcanan her 1 dolar ise 2035’e kadar küresel gayrisafi yurt içi hasılaya 3,76 dolar olarak geri dönebilir.
Bakım ekonominin temeli BM Genel Kurulu, 2023’te 29 Ekim’i Uluslararası Bakım ve Destek Günü ilan etti. Günün bu yılki teması bakım çalışanlarının koşullarına odaklanıyor. Rakamlar bu çağrının karşılığını gösteriyor: * Dünyada bakım iş gücü yaklaşık 381 milyon kişi. Bu, toplam istihdamın yüzde 11,5’ine karşılık geliyor. Ücretli bakım çalışanlarının yüzde 65’i kadın ve bu kadınlar çoğunlukla düşük ücretle, uzun saatler boyunca, sosyal güvencesi olmayan ya da kayıt dışı işlerde çalışıyor. * Bakım emeğinin ekonomik karşılığı çoğu zaman görünmüyor. Oysa bazı ülkelerde bu emeğin değeri gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 40’ına yaklaşıyor. * Çalışma çağındaki kadınların yüzde 45’i ücretsiz bakım sorumlulukları nedeniyle iş gücünün dışında kalıyor. Erkeklerde bu oran yüzde 5. Altı yaşın altında en az bir çocuğu olan 25-54 yaş arası kadınlarda iş gücüne katılım yüzde 53’e düşerken, erkeklerde yüzde 95 olarak kalıyor. Zamana sıkışmış yolculuk Bakım yalnızca evin içinde geçmiyor. Evi okula, kreşe, sağlık merkezine ve işyerine bağlayan yolculuklar da bakımın parçası ve bunlar çoğu zaman tek bir gidiş geliş değil, zamana sıkışmış bir dizi yolculuk oluyor. Kentin bu noktaları nasıl bağladığı, bakımın kadınların gününden ne kadar yer kaplayacağını doğrudan belirliyor. Erişim her zaman erişilebilirlik anlamına gelmiyor. Engelli Kadın Derneği’nin UN Women desteğiyle 2024’te yaklaşık bin kişiyle yürüttüğü araştırmaya göre engelli kadınların yüzde 60,3’ü toplu taşımayı kullanırken ve kentte hareket ederken erişilebilirlik engelleriyle karşılaştığını belirtti. COP31 gündeminde de var Bu tartışma Antalya’ya da taşınıyor. Geçen yıl Brezilya’nın Belém kentinde kabul edilen Belém Toplumsal Cinsiyet Eylem Planı (2026-2034), BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi tarihinde bakım emeğini ilk kez açık biçimde bir başlık olarak tanımladı. Plan, ülkelerden iklim değişikliği bağlamında bakım emeğine ilişkin ulusal değerlendirmelerini Mart 2027’ye kadar sunmalarını istiyor. Aynı zirvede kurulan Belém Adil Dönüşüm Mekanizması ise adil dönüşüme Sözleşme içinde ilk kez kurumsal bir adres verdi. 9-20 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31’de UN Women çeşitli paydaşlarla birlikte bakım ekonomisini ve politikalarını toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifiyle ele alacak. İklim politikasının parçası İklim ve afet politikaları bakım hizmetlerini ve sosyal koruma sistemlerini merkeze almadığı sürece, krizin faturası görünmeden hanelerin içinde ödenmeye devam ediyor. UN Women beş alanda adım atılmasını öneriyor: * Afet dönemlerinde çocuklara, yaşlılara, hastalara ve engelli kişilere yönelik bakım hizmetleri kesintisiz sürmeli. * Sağlık, rehabilitasyon ve destek hizmetleri afet ve tahliye planlarının içinde yer almalı. * Güvenli suya, temiz enerjiye, toplu ulaşıma ve erişilebilir kamu hizmetlerine ayrılan kaynak artırılmalı. * İklim kaynaklı gelir kayıplarına karşı uyarlanabilir sosyal koruma programları geliştirilmeli. * Kadınların ücretsiz bakım ve ev içi sorumlulukları için harcadığı zamanı azaltan kamu hizmetleri ve altyapı yaygınlaştırılmalı. Bakım, ailelerin kendi başına üstlenmesi gereken özel bir sorumluluk değil, devletin, iş verenlerin ve toplumun birlikte taşıması gereken kamusal bir yükümlülük. Görünür kılındığı ve paylaşıldığı anda, iklim krizine karşı en güçlü dayanaklardan biri. Milliyet-UN Women işbirliği Milliyet, küresel medya birliği Media Compact üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ile iklim krizinin çok boyutlu etkilerini ele alan yazı dizisine devam ediyor. Dizi, 9-20 Kasım tarihlerinde Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na (COP31) kadar sürecek. |
| Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:26. |
Search Engine Optimisation provided by
DragonByte SEO v2.0.36 (Lite) -
vBulletin Mods & Addons Copyright © 2026 DragonByte Technologies Ltd.