![]() |
Kimler Online Yöneticiler Duyurular Anasayfa |
|
|||||||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|||
|
|||
Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Bugün itibarıyla 50 yıldan uzun süre önce kurulmuş düzen değişiyor. OPEC, ‘yedi kız kardeşi’ dağıtmış ancak bugün kendi içinde de dağılan bir sisteme dönüşmüştü. ‘Yedi Kız Kardeş’ II. Dünya Savaşı sonrası 1970'lere kadar ABD dışındaki küresel petrol üretiminin yaklaşık yüzde 90'ını kontrol eden, Batılı petrol şirketlerinden oluşan baskın bir karteldi. OPEC, bu yapıya karşı doğal kaynaklar üzerindeki kontrolü sağlamak amacıyla 5 ülke tarafından kurulmuştu. Ancak bugün dostlar, masadan birer birer eksilmeye başlamış, Birleşik Arap Emirlikleri OPEC’le bağını koparma kararı almıştı. Bu durum uluslararası petrol fiyatlarını belli bir seviyede tutan ve petrol yatırımcılarını korumayı amaçlayan OPEC için pek de iyi olmamıştı. BAE’nin bu kararı bir tarafı memnun ederken diğer tarafın pek de memnun olmayacağı sonuçlar almasına neden olabilirdi. Yani petrol yatırımcısı ve müşterisi olan için dengeler değişebilir, Orta Doğu’da kurallar yeniden yazılabilirdi. İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Yüksel ve Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şebnem Udum petrolü, Orta Doğu’yu, fiyatları ve değişecek dengeleri Milliyet.com.tr’ye anlattı.![]() MESELE ‘YEMEN’DE PATLIYOR! ‘BÜYÜK DEVLETLER NE DERSE O’ İran ve ABD ile İsrail arasındaki savaş, Orta Doğu’da bazı dengeleri değiştirmişti. Özellikle henüz çözülmeyen Hürmüz krizi petrol konusundaki her adımı etkiliyordu. Ticaret ve fiyatlar da buna dahil. Savaştan önce petrolün varil fiyatı 70 dolarken bugünlerde 105 dolara kadar yükselmişti. Haliyle üreticiler dışında kimse durumdan memnun değildi. Fiyatların yükselmesi petrol konusunda dışa bağımlı ülkeler için zorlayıcı olmuştu. Üstelik bundan olumsuz etkilenen ülkelerden biri de savaşın başrollerinden ABD’ydi. Doç. Dr. Şebnem Udum bununla ilgili, “BAE, Orta Doğu’da büyük devlet çıkarlarıyla paralel hareket eden bir ülke profili çiziyor. OPEC’ten ayrılması da ABD’nin İran’ın Hürmüz’ü kapatmasıyla artan petrol fiyatlarına bağlı yaşadığı iç siyasi baskıyı azaltmak içindir. Dünya petrol arzı, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda kontrollü geçiş sağlamasından ve ABD’nin İran gemilerine ablukasından ötürü petrolün varil fiyatları 120 doların üzerine çıktı. OPEC, petrol ihraç eden ülkelerin eşgüdümlü hareket ederek fiyatları öngörülebilir ve her üreticiye adil kazanç sağlayacak şekilde belirlenmesi prensibiyle çalışıyor. BAE, OPEC’ten bir tavan olmadan üretimi ABD lehine artırmak için ayrılıyor. Petrol ticareti tek bir değişkene bağlı sürmez” diyor. Doç. Dr. Şebnem Udum sözlerine şöyle devam ediyor: Alıntı MetniBir tabak gazlı yiyecekle besleniyorlar! 'Gaz salatası' zayıflatıyor mu bağırsakları mı zorluyor? ![]() Bu durum yalnızca iki ülke arasında kalmayacak problemleri peşinden getirebilir, petrol devlerinin etki alanı uluslararası boyutta hissedilebilirdi. BAE, OPEC'in toplam ham petrol üretiminin yaklaşık yüzde 11-12'sini temsil ediyordu. Dolayısıyla ekonomi ve ticaret konusunda oldukça büyük bir etki alanına sahipti. Prof. Dr. Serhat Yüksel Suudi Arabistan ve küresel petrol arzının ise yaklaşık yüzde 4'ünü tek başına karşıla BAE arasındaki çekişmenin ve olası problemlerin ekonomik boyutunu şöyle açıklıyor: “BAE’nin OPEC içindeki konumuna bakmak gerekir. BAE, Suudi Arabistan’dan sonra örgüt içinde önemli üretim kapasitesine sahip ülkelerden biridir. Bu nedenle, örgütten ayrılması basit bir üye kaybı olarak görülmemelidir. Aksine, bu durum OPEC’in genel gücünü ve etkisini doğrudan etkileyebilecek bir gelişmedir. Özellikle Körfez bölgesi içinde güç dengeleri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. BAE’nin ayrılmasıyla birlikte, OPEC içinde Suudi Arabistan’ın ağırlığı daha da artar. Bu da karar alma süreçlerinde Suudi Arabistan’ın etkisinin daha belirgin hale gelmesine yol açabilir. Bunun yanında, BAE’nin OPEC’ten ayrılması üretim politikaları açısından da önemli değişiklikler yaratır. OPEC üyeleri normal şartlarda belirli üretim kotalarına uymak zorundadır. Ancak BAE örgütten ayrıldığında bu kısıtlamalardan kurtulmuş olur. Bu durum, BAE’ye daha bağımsız ve esnek bir üretim politikası izleme imkânı sağlar. BAE, piyasa koşullarına göre üretimini artırma yönünde daha agresif kararlar alabilir. Böyle bir strateji, özellikle pazar payını artırmak isteyen ülkeler için cazip olabilir. Ancak bu durum aynı zamanda Suudi Arabistan ile dolaylı bir rekabet ortamı oluşturur. Her iki ülke de küresel petrol piyasasında daha fazla söz sahibi olmak isteyebilir ve bu da rekabeti artırabilir.” ![]() BÜYÜK SIKINTI DERİNDE SAKLI: ‘SAVAŞ RİSKİ ARTIYOR’ Doç. Dr. Şebnem Udum BAE’nin kararının yalnızca petrolle ilgili sonuçları olmayacağına dikkat çekiyordu. Orta Doğu 100 yılı aşkın süredir sürekli yenisi başlayan veya hiç bitmeyen savaşların pençesinde olsa da OPEC belki de ‘yeni’ savaşların dizginlenmesini de sağlıyordu. Çünkü rekabet arttıkça kriz potansiyeli de artan bu topraklar için BAE, rekabetin taraflarından biriydi. Doç. Dr. Şebnem Udum bunu “BAE’nin OPEC’ten çıkma kararı daha büyük bir sıkıntı barındırıyor; o da, OPEC’in kuruluş felsefesinin çökme riskidir. Zira bu uluslararası örgütün üyelerden biri ABD’nin yönlendirmesi veya yüreklendirmesiyle ortak (ve üreticiler için adil) fiyat belirleme sisteminden çıkıp dilediği miktarda üretim ile piyasadaki fiyatın düşmesine neden olacaktır. Diğer başat üreticiler de OPEC kısıtlamasına tabi kalmak istemeyebilirler. Bu da fiyatların düşük kalması demektir. Tüketiciler için iyi, üreticiler için yatırımı azaltacak ve orta vadede üretimi etkileyecek, milli geliri düşürecek ve iç siyasetteki dengeleri bozacak bir durumdur. Bu da bu ülkelerin dış müdahaleye daha açık hale gelmesine neden olacaktır” diye açıklıyordu. SON DAKİKA | Resmi Gazete'de yayımlandı! Doğum izni 24 haftaya yükseldiDış müdahaleye açık bir ülke demek de son derece tehlikeli bir süreç ve sonun habercisi olabilirdi. Doç. Dr. Udum sözlerini bunu açıklayarak noktaladı: “Türkiye gibi petrol ithal eden ülkeler açısından petrol fiyatlarının dalgalanması tüm ekonomiyi etkiler. Orta vadede fiyatların düşmesi ancak savaş ve çatışma riski düşük ise mümkündür. Fiyatların ötesinde, uluslararası hukuk ve şimdi de uluslararası örgütler açısından kuruluş ve işleyişleri temelden sarsılıyor. Bu da ülkelerin başına buyruk, kural tanımaz hareketlerinin gittikçe normalleşmeye başlaması riskini yükseltiyor ve dünyanın güvensizleşmesine neden oluyor. Bu ortam da caydırıcı askeri imkân ve yeteneklerin talep edilmesi durumu oluşturacak ve dünyanın farklı noktalarında savaş riskini artıracaktır.” ![]() PETROL FİYATLARI NASIL ETKİLENECEK? FİYATLAR DÜŞER Mİ? OPEC’in kurulması ya da dağılması tıpkı ‘yedi kız kardeş’ döneminde büyük petrol şirketlerinin piyasayı etkilediği gibi bir etki yaratabilirdi. Yani fiyatlarda belirleyici rol oynayan taraf şirketler değil ülkelerdi. Ancak OPEC’in dağılması demek bu dengenin yeniden değişeceği anlamına geliyordu. Prof. Dr. Serhat Yüksel konuya ilişkin, “Büyük uluslararası petrol şirketlerinin fiyatlar üzerinde belirleyici olması, üretici ülkeler açısından önemli bir sorun oluşturuyordu. OPEC, petrol üreticisi ülkelerin petrol fiyatları üzerinde daha fazla söz sahibi olmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur. Bunun yanında, bu ülkelerin elde ettikleri gelirleri artırmak ve ekonomik çıkarlarını korumak da önemli hedefler arasında yer alıyor. Ayrıca OPEC, üye ülkeler arasında üretim politikalarını koordine ederek piyasada aşırı arz veya arz eksikliği gibi dengesizliklerin önüne geçmeyi amaçlıyor. Bu sayede hem üretici ülkeler için daha istikrarlı bir gelir yapısı oluşturulması hem de küresel petrol piyasasında belirli bir denge sağlanması hedefleniyor. OPEC’in en önemli avantajlarından biri, petrol üretimini belirli bir düzende kontrol edebilmesidir. OPEC üyesi ülkeler, belirli üretim kotaları çerçevesinde hareket ederek piyasaya sunulan petrol miktarını ayarlayabiliyor. Bu sayede, ani ve sert fiyat düşüşlerinin ya da aşırı fiyat artışlarının önüne geçilmeye çalışılıyor. Petrol piyasası küresel ölçekte oldukça hassas bir yapıya sahip ve küçük değişiklikler bile büyük fiyat dalgalanmalarına yol açabilir. OPEC’in bu müdahalesiyle piyasalarda belirli bir denge sağlanır. Bu durum, petrol fiyatlarının daha istikrarlı ve öngörülebilir olmasına katkıda bulunur” diyordu. Peki ya OPEC dağılırsa? O zaman bu durum petrol fiyatlarına nasıl yansıyacak? Prof. Dr. Serhat Yüksel bunu da açıklayarak sözlerini noktaladı. Alıntı Metniİnsanlığa bir saldırı dahaSanal medyada asıl sorun manifestolar |
Abowe Kullanicisinin Son 5 Konusu
|
|||||
| Baslik | Kategori | Son Yazan | Cevaplar | Okunma | Son Mesaj |
|
|
Sinema | Abowe | 0 | 3 | 01.Mayıs.2026 11:00 |
|
|
Sinema | Abowe | 0 | 1 | 01.Mayıs.2026 11:00 |
|
|
Sinema | Abowe | 0 | 1 | 01.Mayıs.2026 11:00 |
|
|
Sinema | Abowe | 0 | 1 | 01.Mayıs.2026 11:00 |
|
|
Sinema | Abowe | 0 | 1 | 01.Mayıs.2026 11:00 |