![]() |
Kimler Online Yöneticiler Duyurular Anasayfa |
|
|||||||
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
#1
|
|||
|
|||
MİLLİYET.COM.TR / ABD ve İran heyetleri Cuma günü Umman’ın başkenti Maskat’ta bir araya gelerek doğrudan olmayan müzakereler gerçekleştirdi. Müzakereler sonucunda İran tarafından “iyi bir başlangıç” değerlendirmesi gelirken “tarafların görüşmeleri sürdürme yönünde mutabakata vardığı” ifade edildi.‘OLASI SALDIRI NE KADAR YAKIN?’ Bu gelişmelerin hemen ardından Atina merkezli Banking News, ABD basınından Politico’yu kaynak göstererek dikkat çekici iddiaları gündeme taşıdı. ABD medyasında yeniden yüksek sesle sorulan kritik soru ise şu: Washington, İran’a yönelik olası bir saldırıya ne kadar yakın? ‘BU ZAMANLAMA TESADÜF DEĞİL’ Politico’nun 6 Şubat tarihli analizinde, ABD’nin İran’a karşı olası bir askeri senaryoya operasyonel olarak tam hazır hale gelebilmesi için yaklaşık bir haftaya daha ihtiyaç duyduğu ifade edildi. Haberde, dolaylı ABD-İran görüşmelerinin sona erdiği bir dönemde bu zamanlamanın tesadüf olmadığına dikkat çekildi. Politico’ya göre bu değerlendirme siyasi kararlar ya da diplomatik ikilemlerden çok, sahadaki askeri hazırlık düzeyine işaret ediyor. Deneyimlerin de gösterdiği üzere, bu tür hazırlıklar Washington’da hiçbir zaman rastlantısal olmuyor. ![]() ABD BASINI TARİH VERDİ Banking News'in aktardığına göre Politico, İran’a yönelik olası bir Amerikan saldırısının 14 Şubat 2026 Cumartesi günü gerçekleşebileceği ihtimalini gündeme getirdi. Analizde, modern Amerikan stratejik kültüründe zamanın siyasi değil, operasyonel kriterlerle ölçüldüğü vurgulandı. “Bir hafta” ifadesi, ana kuvvetlerin zaten harekete geçtiği, yalnızca tam hazırlık için gerekli teknik ve kritik adımların kaldığı anlamına geliyor. ‘GERÇEK SAVAŞ GÖSTERGESİ’ Politico’nun değerlendirmesi, ABD’nin Orta Doğu’ya ek uçak gemileri ve savaş gemileri sevk etmesine odaklanıyor.savunma analistlerine göre, uçak gemilerinin sayısı ve konuşlanma biçimi, Washington’ın niyetlerini ortaya koyan en güvenilir göstergelerden biri olarak kabul ediliyor. ABD, savaş dönemlerinde bir çatışma bölgesinde neredeyse hiçbir zaman ikiden az uçak gemisiyle operasyon yürütmüyor. 1991 Körfez Savaşı sırasında bölgeye altıya kadar uçak gemisi konuşlandırıldığı, bunun da uzun süreli ve yoğun hava harekâtlarını mümkün kıldığı biliniyor. ‘DEV DONANMA ARAP DENİZİ’Nİ GEÇTİ’ ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Umman’daki ABD-İran görüşmeleri sürerken, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin 6 Şubat’ta Arap Denizi’nden geçtiğini duyurdu. CENTCOM’un X hesabından yapılan açıklamada, uçak gemisine iki askeri ikmal gemisi ve iki ABD Sahil Güvenlik unsurunun eşlik ettiği, savaş uçaklarının da gemi üzerindeki hava sahasında faaliyet gösterdiği belirtildi. ABD basınına göre bu geçiş, açık bir stratejik mesaj niteliği taşıyor. ![]() TRUMP: VENEZUELA’YI HATIRLAYIN, ACELEMİZ YOK Öte yandan Trump da Umman’ın başkenti Maskat’ta İran ile yürütülen dolaylı görüşmelere ilişkin yaptığı açıklamalarda temkinli iyimser bir tablo çizdi. Trump, Maskat’taki temasları “çok iyi” olarak nitelendirerek, İran’ın yeni bir anlaşma yapma isteğini güçlü biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Trump, “Bugün Rusya ve Ukrayna ile çok, çok iyi görüşmeler yaptık. Aynı şekilde İran’la da çok iyi görüşmeler yaptık. İran anlaşma yapmak istiyor gibi görünüyor ve bunu çok istiyorlar” ifadelerini kullandı. ABD basınının da aktardığına göre Trump, İran’a yönelik askeri baskının sürdüğünü vurgulayarak, bölgeye büyük bir donanmanın gönderildiğini hatırlattı ve “Yakında orada olacak. Bunun nasıl sonuçlanacağını göreceğiz” dedi. Washington’un gerekli adımları atacağını ancak aceleci davranmayacağını belirten Trump, “Venezuela’yı hatırlarsanız, bir süre beklemiştik. Acelemiz yok. Bolca zamanımız var. İran’la çok iyi görüşmeler gerçekleştiriyoruz” diye konuştu. ‘ANLAŞMA OLMAZSA SONUÇLARI SERT OLUR’ Trump, özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’dan oluşan ABD müzakere ekibinin, Arakçi ile yaptığı temasları “yüksek temsilciler arasında yürütülen görüşmeler” olarak tanımladı. “Anlaşma olmazsa sonuçların çok sert olacağı açık. Buna göre herkes kartlarını biliyor” diyen Trump, İran’la kabul edilebilir koşullarda bir anlaşma görmek istediğini, ancak bunun net bir şartı olduğunu da vurguladı: “Her şeyden önce, nükleer silah olmayacak.” Trump, görüşmelerin seyrinin önümüzdeki günlerde netleşeceğini belirterek, tarafların gelecek hafta yeniden bir araya gelmeyi planladığını kaydetti. İKİ UÇAK GEMİSİ NEDEN KRİTİK? Savunma uzmanlarına göre iki uçak gemisinin eş zamanlı konuşlandırılması bir güç gösterisinden ziyade operasyonel bir zorunluluk. Bir uçak gemisi ağırlıklı olarak gündüz operasyonlarını yürütürken, diğeri gece görevlerini, bakım süreçlerini ve kuvvet rotasyonunu üstleniyor. Bu model; İran’ın gemisavar füzelerine karşı kuvvetlerin hayatta kalma olasılığını ciddi biçimde artırıyor, sürekli hava baskısı sağlıyor ve günlük uçak sorti sayısını 200–400 bandına çıkarabiliyor. Bu da uzun süreli bir çatışma için kritik bir eşik olarak görülüyor. Aksi halde İran’a yönelik bir operasyonun ya sınırlı kalacağı ya da aşırı riskli olacağı değerlendiriliyor. ![]() ‘DÜŞÜK BİR İHTİMAL’ Olası bir çatışma senaryosunda, ABD uçak gemilerinin İran kıyılarına yaklaşmasının düşük bir ihtimal olduğu belirtiliyor. İran’ın yıllardır füze sistemleri, insansız hava araçları, sürat tekneleri ve deniz mayınlarına dayalı bir savunma doktrinine yatırım yaptığı biliniyor. Bu durum, ABD donanmasının daha uzak mesafelerden, uzun menzilli savaş uçakları, seyir füzeleri ve Körfez’deki müttefik üslerle koordinasyon içinde hareket etmesini gerektiriyor. Ancak bu mesafe, daha fazla gemi, daha fazla uçak ve daha uzun süreli operasyon ihtiyacını da beraberinde getiriyor. ‘ABD YETERSİZ KALABİLİR’ Politico’nun sözünü ettiği “bir hafta”lık sürenin özü tam da bu noktada yatıyor. Washington’daki tartışma, bir saldırının yapılıp yapılmayacağından çok, mevcut askeri kuvvetlerin yeterli olup olmadığı ve tam ölçekli bir operasyon için üçüncü bir uçak gemisinin gerekip gerekmediği üzerine yoğunlaşıyor. İki uçak gemisi, caydırıcılık veya sınırlı saldırılar için yeterli görülse de İran gibi derinliğe ve misilleme kapasitesine sahip bir aktörle uzun süreli bir savaş için yetersiz kalabileceği değerlendiriliyor. MÜZAKERENİN ARDINDAN TAHRAN’A YAPTIRIM Pentagon’a yakın kaynakların ABD basınına yaptığı değerlendirmelere göre, ek süre talebi bir tereddüt işareti değil, aksine ciddiyet göstergesi. Washington aceleci davranmıyor ancak tansiyonu da düşürmüyor ki Trump’ın son açıklamaları da bu algıyı doğruluyor. Umman’daki dolaylı görüşmelerin hemen ardından İran’a yönelik yeni yaptırımların gündeme gelmesi de bu çerçevede okunuyor. ‘SAVAŞ İKİ TARAFLA SINIRLI KALMAYACAK’ Uzmanlara göre İran’la yaşanacak olası bir çatışma coğrafi olarak sınırlı kalmayacak. İran’ın misilleme seçenekleri arasında Körfez’deki ABD üslerine saldırılar, müttefikler ve vekil güçler aracılığıyla eylemler ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini tehdit etmek bulunuyor. Bu senaryo, ABD’nin aynı anda müttefiklerini, askeri üslerini ve kritik deniz ticaret yollarını korumak zorunda kalacağı anlamına geliyor ve bu da deniz ile hava kuvvetleri üzerindeki baskıyı ciddi biçimde artırıyor. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in, ABD’yi olası bir saldırı halinde “pişman edecek sert bir karşılık” konusunda uyarması da gerilimin boyutunu gözler önüne seriyor. ![]() ‘ÇIKIŞ YOLU’ Eski İranlı nükleer müzakereci Seyed Hossein Mousavian, Amsterdam’dan Al Jazeera’ye yaptığı değerlendirmede, ABD ve İran’ın son müzakere turunda karşılıklı bir uzlaşma zemini olup olmadığını anlamaya çalıştığını söyledi. Mousavian’a göre krizin özü, İran’ın nükleer programının barışçıl olup olmamasından ziyade, İsrail’in Orta Doğu’daki nükleer ve askeri üstünlüğünü koruma konusundaki kırmızı çizgilerinde yatıyor. İran’ın bu çizgileri hem teknolojik kapasitesiyle hem de olası bir saldırıya askeri karşılık verebileceğini göstermesiyle fiilen aşmış durumda olduğu görülüyor. Mousavian, çıkış yolu olarak İran, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır ve Körfez ülkelerinin katılımıyla, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) denetiminde çok taraflı bir uranyum zenginleştirme tesisi kurulmasını öneriyor. Ona göre bu model, son derece kırılgan dengelere sahip bir bölgede çatışma riskini azaltabilir. NE OLMUŞTU? Umman'ın arabuluculuğunda Maskat'taki görüşmelerin iyi bir başlangıç olduğu, tarafların müzakereleri sürdürme kararı aldığı ve yeni görüşme turu için ortak niyet beyan ettikleri kamuoyuna yansımıştı. İran'da ocak ayında patlak veren protesto gösterileriyle birlikte ABD ile İran arasındaki gerilim yükselmiş, Trump, göstericilere destek olmak için askeri güç kullanabileceği mesajını vermişti. Trump, Tahran yönetiminin göstericilere yönelik idam kararını durdurması üzerine, askeri seçeneği şimdilik askıya aldığını duyurunca, nükleer program ve bölgesel güvenlik kaygılarını içeren uzun süredir devam eden ihtilafı çözmek üzere diplomasi yeniden devreye girmişti. İki ülke arasında Türkiye'nin önerisiyle önce İstanbul'da bir görüşme yapılacağı duyurulmuş ancak toplantı yeri daha sonra İran'ın talebiyle Maskat'a alınmıştı. İran’ın ‘hayalet’ filolarıKanada Başbakanı Carney'den canlı yayında Türkiye sözleri! 'NATO için hayati, bölge için kilit ortak!'Araç alacaklar dikkat! Kredide ibre değişti: Uzun süre sonra ilk kez düştü |
Abowe Kullanicisinin Son 5 Konusu
|
|||||
| Baslik | Kategori | Son Yazan | Cevaplar | Okunma | Son Mesaj |
|
|
Sinema | Abowe | 0 | 1 | 07.Şubat.2026 15:13 |
|
|
Sinema | Abowe | 0 | 1 | 07.Şubat.2026 15:13 |
|
|
Sinema | Abowe | 0 | 1 | 07.Şubat.2026 15:13 |
|
|
Sinema | Abowe | 0 | 1 | 07.Şubat.2026 15:13 |
|
|
Sinema | Abowe | 0 | 1 | 07.Şubat.2026 15:13 |